SİVAS – Anadolu'nun tarih ve kültür kavşaklarından biri olan Sivas, bünyesinde barındırdığı eşsiz mimari yapılarla adeta bir açık hava müzesini andırmaktadır. Sanat tarihçileri ve turizm uzmanları tarafından sıkça vurgulanan "Şifaiye Medresesi", "Gök Medrese" ve "Buruciye Medresesi", kentin merkezinde yer alan ve Selçuklu dönemine damga vuran Sivas iline özgü tarihî yapılardır.
Sivas'ın Mimari İncileri
Aynı meydan ve çevresinde yoğunlaşan bu üç önemli medrese, dönemin eğitim, sanat ve sağlık anlayışına ışık tutmaktadır:
-
Şifaiye Medresesi: 1217 yılında Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykâvus tarafından yaptırılmıştır. Döneminin en önemli sağlık kuruluşlarından biri (darüşşifa) olan yapı, aynı zamanda sultanın türbesine de ev sahipliği yapmaktadır.
-
Gök Medrese: 1271 yılında Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından inşa ettirilmiştir. Adını üzerindeki eşsiz turkuaz mavisi çinilerden alan yapı, heybetli taç kapısı ve çifte minaresiyle Selçuklu taş işçiliğinin zirve noktalarından biri sayılır.
-
Buruciye Medresesi: Yine 1271 yılında Hibetullah Burucerdî tarafından yaptırılan bu medrese, özellikle taç kapısındaki muazzam taş işçiliği ve kusursuz simetrik yapısıyla Anadolu'nun en seçkin medreseleri arasında gösterilmektedir.
Sivas şehir merkezindeki tarihî meydanda birbirine oldukça yakın mesafede bulunan bu yapılar, kentin binlerce yıllık akademik ve kültürel geçmişinin en somut belgeleri olarak her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya devam etmektedir. Uzmanlar, bu yapıların korunarak gelecek nesillere aktarılmasının, Anadolu Türk mimarisinin özgünlüğünü ve estetik anlayışını anlamak açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtmektedir.
Kaynak: Haber Merkezi