Kalın bağırsağın bir kısmında apendiks adı verilen küçük bir çıkıntı organ bulunur. Bu organ yapısının ne işe yaradığı ve fizyolojide ne tarz bir görev üstlendiği henüz bilinmemektedir. Ancak yapılan araştırmalarda yaşamın ilk vakitlerinde apendiks yapısının immün sisteme yardım ettiği ortaya çıkmıştır.
Yaşın ilerlemesiyle görevini tamamen yitiren apendiks, bir çıkıntı organ olarak işlev görmeye devam eder. Ancak çeşitli faktörlere bağlı olarak bu yapıya bakteriler yerleşir ve enfeksiyona neden olur. Bu enfeksiyon hızlı bir şekilde yayılım göstererek lokal ödeme ve hücre ölümlerine neden olur.
Ani ve şiddetli belirtiler ile başlayan apandisit durumunda kısa süre içerisinde tedaviye başlanmalıdır. Ortaya çıkardığı belirtiler tip ve şiddet bakımından kolay ayırt edilebildiği için hastaların kendilerinde ortaya çıkan belirtileri iyi yorumlaması gerekir.
Apandisit durumunda ortaya çıkan en önemli ve en şiddetli belirti, batın bölgesinde yaşanan ağrı hissidir. Bu ağrı normal yaşamda görülenlerden çok daha şiddetli olduğu için kolayca fark edilebilir. Hastalar genellikle karnın sağ bölgesini tutarak yanıcı ve künt tarzda bir ağrı olduğunu ifade eder.
Bu ağrı ilk etapta karnın tamamına yayılır. Daha sonra enfeksiyon ilerledikçe göbek bölgesinde yoğunlaşır. Hastalığın son aşamasında ise karnın sağ alt kadranına yerleşir.
Apandisit hastalığında ağrıyla birlikte başka belirtiler de görülür. Diğer apandisit belirtileri genel olarak şu şekildedir:
Bu belirtiler genellikle aniden ortaya çıkar ve şiddetleri en üst seviyededir. Akut apandisit olarak adlandırılan bu durumda belirtilerden önce mevcut soruna çözüm bulunur.
Apendiks, ince bağırsak ile kalın bağırsak arasında kalan ve kör bağırsak yapısı olarak adlandırılan bir konumda bulunur. Bu da karnın sağ alt kısmına denk gelir.
Apendiks burada olduğu için apandisit de burada gelişir. Apandisit sonrasında organın büyümesi veya yer değiştirmesi gibi bir husus söz konusu değildir.
Apandisit ağrısı ortaya çıkardığı etkiler nedeniyle diğer sindirim sistemi ağrılarından farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar şu şekildedir:
Apandisit apendiks organının enfeksiyonu sonrasında gelişir. Bu durumu hazırlayan bazı etkenler vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
Apandisit, 1 günlük bebekte görülebileceği gibi 80 yaşındaki bir yaşlı bireyde de görülebilir. Yani hastalığın ortaya çıkmasında yaş önemli değildir.
Ancak olgular incelendiğinde çoğunluğunun 15 ila 25 yaş aralığında olduğu ve cinsiyetlerinin erkek olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yaş aralığında görülme riski artan apandisit, yaş ilerledikçe daha az sıklıkla görülür.
Apandisit tanısı konurken fiziksel bulgulardan, kan testlerinden ve görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır.
Fiziksel bulgularda doktor, elle muayene eder. Ağrının olduğu yere temasla ağrının şiddeti ve yeri tespit edilir. Bununla birlikte rektal muayene de gerekebilir.
Kan tahlillerinde tam kan sayımı ve beraberinde tanıyı kolaylaştırmak için idrar tahlili yapılır. Tam kan sayımında WBC değerlerine bakılarak vücutta enfeksiyonun olup olmadığı anlaşılır.
Görüntüleme yöntemlerinde ise şu cihazlardan yardım alınır;
Apandisit tanısı konulurken görüntüleme yöntemleri önemli bir yere sahiptir. Çünkü apandisit boyutları bu yöntemlerle tespit edilir. Boyuta göre ameliyat saati ve dakikası belirlenir.
Apandisit fiziksel bulgular ve kan testi sonuçları ile işaret gösterse de kesin tanı görüntüleme yöntemleri sayesinde bulunur.
Batın içerisindeki apandisit oluşumunun kaç mm olduğu tespit edilir. Eğer normal boyutlardaysa hasta kontrollü bir şekilde taburcu edilir. Eğer büyüme varsa ancak yeterli boyuta gelmediyse hasta klinikte takip edilir.
Yeterli boyuta ulaşan ve kesin tanı konulan hastalar ivedilikle cerrahi müdahale için ameliyathaneye alınır. Bu vakalarda seri hareket etmek çok önemlidir.
Apandisit tedavisi için genel olarak cerrahi tedavi gerekir. Bazı vakalarda ilaç tedavisi yeterli olsa da çoğunlukla hastalar hızlı bir şekilde ameliyata alınır.
Apandisitte ameliyat kararı verilirken şu durumlar göz önünde bulundurulur:
Apandisit tanısı konulduğunda hastanın durumuna göre iki farklı cerrahi yöntem uygulanır. Hangi yöntemin uygulanacağına doktor ve hasta birlikte karar verir.
Apandisitte kullanılan cerrahi yöntemler şunlardır:
Açık Apendektomi
Açık apendektomi, hastaların genel anestezi altında uyutulduktan sonra klasik cerrahi yöntem ile kesinin yapıldığı ve yara izinin kaldığı cerrahi yöntemdir. Ucuz ve kolay olmasına rağmen estetik olarak kötü görünüme neden olduğu için çok fazla tercih edilmez.
Laparoskopik Apendektomi
Laparoskopik apendektomi, karın boşluğunda açılan deliklerden cerrahi ekipman ve kameranın sokulduğu cerrahi yöntemdir. Kapalı ameliyat olarak da bilinir.
Bu cerrahi yöntem sonrasında hastalar daha hızlı bir şekilde normal yaşantısına döner. Aynı zamanda açık ameliyata oranla çok daha küçük izler kalır.
Apandisit ameliyatı ortalama yarım saat sürer. Bu bazı vakalarda 20 dakika olabileceği gibi bazı vakalarda 1 saat kadar uzayabilir.
Ameliyatın süresi apandisitin patlayıp patlamaması ve hastanın verdiği tepkiler ile ilgilidir. Ancak genel ortalama 20-30 dakikadır.
Apandisit ameliyatı sonrasında hastaların eski yaşamına dönmesi genellikle 24-48 saat kadar sürer. Eğer kişi laparoskopik ameliyat geçirdiyse ve genel sağlık durumu iyiyse aynı gün içerisinde taburcu edilebilir.
Ameliyat sonrasında hastaların cerrahi yara yerine iyi bakmaları gerekir. Bu noktada enfeksiyondan korunma hususlarına dikkat edilmeli ve yarar yeri bir süre desteklenmelidir. Ardından doktor kontrolüne gidilmeli ve pansuman bakımı yaptırılmalıdır.
Apandisitte ilaç tedavisi, genellikle ameliyat sonrasında başlatılır. Bu ilaçlar, hastaların daha hızlı bir şekilde iyileşmesini ve eski yaşamına dönmesini sağlar.
Apandisit için ilaç tedavisinde öncelikle antibiyotik ilaçlar reçete edilir. Bu ilaçlar, mevcut enfeksiyon tablosunun büyümesinin önüne geçmek için gerekir. Antibiyotikler hastadaki enfeksiyonun kaynağına göre verilir.
Apandisitli hastalarda aynı zamanda ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar da verilir. Bu ilaçlar ameliyat sonrasındaki ağrının ve ateşin düşürülmesini sağlar. Ağrı kesici ilaç olarak genellikle parasetamol grubu ilaçlar reçete edilse de NSAİİ grubu ilaçlar da verilebilir.
Doktor kararı doğrultusunda destekleyici olarak başka ilaçlar da verilebilir. Özellikle uzun süreli hastaneye yatışlarda pıhtılaşma önleyici ve mide koruyucu ilaçlar reçete edilebilir. Bununla birlikte beslenme problemi olan hastalarda mama kullanımı ve vitamin takviyesi de gerekebilir.
Apandisit sonrasında kısa süre içerisinde apendektomi ameliyatı yapılmazsa organ içerisindeki enfeksiyon etkenleri önce ince bağırsak ve kalın bağırsağa daha sonra da karın zarıyla birlikte tüm vücuda yayılabilir.
Bu durum halk adında apandisit patlaması olarak geçse de herhangi bir patlama söz konusu değildir. Apandisit oluşumundaki enfeksiyon etkenleri dışarı çıktığı ve yıkıcı bir tabloya neden olduğu için bu şekilde isimlendirilir.
Apandisit cerrahi ile kontrol altına alındığında kolayca iyileştirilebilir olsa da enfeksiyon etkenleri dışarı çıkarsa çok ciddi sonuçlar ve hatta ölüm gerçekleşebilir. Bu nedenle hastaların apandisit belirtilerini fark ettiğinde kısa süre içerisinde acil servislere gitmesi gerekir.
Apandisit geç fark edildiğinde enfeksiyon yayılım gösterir. Bununla birlikte tanılamanın uzun sürmesi, hastaneye gitmeme ya da hastaneye geç gitme gibi faktörler de enfeksiyon etkenlerinin tüm vücuda yayılmasına neden olur.
En Çok Okunan Haberler