Hükümet tarafından Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi olarak tanımlanan ‘İlk evim, ilk işyerim’ projesi geçtiğimiz günlerde kamuoyuna tanıtıldı.
Projenin, Türkiye’deki barınma sorununun çözümüne ne oranda katkı sunacağı kadar, son dönemde artan konut satış ve kira fiyatlarını nasıl etkileyeceği de merak konusu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “yatırımın ülkenin tamamında ev ve kira fiyatlarını düşüreceği gibi vatandaşların konuta ulaşımını da kolaylaştıracağını” söyledi.
sosyal konutu, 100 bin altyapılı konut arsasını ve 10 bin iş yerini ise iki yılda bitirmeyi planladıklarını belirtti.
İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Aşa, “Fiyatlara etkinin, şimdiden oluşmasını bekliyor musunuz?” sorusuna “toplumsal psikolojiye” işaret ederek yanıt veriyor:
“Toplumsal bir psikoloji var ve o psikolojiyi şu anda devlet kırmak üzere. Mal sahiplerinin ‘Başka ev yok, bana muhtaçsınız’; müteahhitlerin ‘Ben yapmasam yer bulamazsınız’ gibi (anlayışlarından) psikolojik bir baskı oluştu. Bu olaylar, en azından bunu bile şu anda kırmak üzere ve o da etkili olacak diye düşünüyorum.
“Fiyatlar özellikle ikinci ellerde sebepsiz yere yükseldi. Hiçbir maliyet artışı yok iken, 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık binaların fiyatlarının üçe, dörde katladığını gördük.
Bunlar tamamen piyasa üstündeki o psikolojik baskıdan oluşuyor. Bunların ben daha ılımlı hale geleceğini düşünüyorum.”
‘Gayrimenkulün yatırım aracına dönmüş olması çok fayda sağlamaz’
Endeksa Genel Müdürü Görkem Öğüt ise konut fiyat artışında en önemli iki parametrenin insanların gayrimenkule bir yatırım aracı olarak yönelmesi ve stok azlığı olduğunu söylüyor.
Sosyal konut projesini barınma sorununun çözümü açısından faydalı bulduğunu belirten Öğüt, bununla birlikte gayrimenkulün yatırım aracı olmaya devam etmesi nedeniyle fiyatlarda ciddi bir düşüş beklemediğini belirtiyor:
“İnsanlar, paralarının enflasyon karşısında değer kaybetmemesi için enstrümanlar aradılar, kur korumalı mevduat da öyleydi.
Parası olan insanlar birden fazla gayrimenkul aldı. Kimisi konut aldı, para azaldığında küçük miktarlarda arsalar, tarlalar alındı. Bir anda talep artınca mal sahipleri de, arz sunanlar da fiyatları yukarı doğru çekmeye başladılar.
“Eğer başka enstrümanlar çıkmış olsaydı yani para bankadaki sistemlerde enflasyon karşısında para kazanır hale gelmiş olsaydı, o zaman insanlar normal mevduata kayacak, bu nedenle de gayrimenkulün değeri düşecek diyebilirdik.
Bunu daha ben cesurca söyleyebilirdim ama temeldeki o sorunumuz devam ediyor.”
Öğüt, projenin stok yönünden ise belli bir etkisi olabileceğini ancak bunun ise iki yıl sonra görülebileceğini belirtiyor:
“Stoğa ise etkisi iki sene sonra olacaktır. Bu, stoklarda bir yükselmeye neden olacaktır. Genel fiyatların aşağı inmesi ise ancak şöyle olabilir.
Yerel yönetimlerin de çevresine etkileyerek benzer projeleri yapması ve devletin bu projeden verim alıp daha da fazlasını inşa etmesi de bir stok artışına sebep olabilir.
Yani zincirleme bir şekilde bunun etkilerini görebiliriz. Bu da olumlu olarak yansıyacaktır piyasaya. Ama şu an, ‘Bunlar bitince fiyatlar çok düşecek’ gibi bir yorum yapmak bence doğru değil.”
bayram nedeniyle yarım bir aydı yani. Ama eylülde de rakamların büyük ihtimalle Ağustostan bir tık yukarıda ama genel çizgiden düşmüş olarak izlemesini bekliyoruz.
“Bunun da nedeni de insanların artık üç milyonluk eve 5 milyon verecek bir yatırım potansiyelinin kalmaması. Bu da haliyle aylık yüzde 15'lere çıkan artışın düşmesine neden olacak.
Enflasyonun olduğu yerde çok dramatik düşüşler beklemek doğru değil ama bu tavandaki fazla artışlar silinince aşağı doğru ufak da olsa bir hareket izlememiz mümkün.”





Yorumlar (0)