Zamların ilaç firmalarını rahatlatması ve özellikle Ekim 2021’den beri etkisini hissettiren ilaç krizini hafifletmesi bekleniyordu.

Eczacılar özellikle tansiyon ve kalp ilaçlarında, göz ameliyatı öncesi tanıda kullanılan ilaçlarda, diyabet ilaçlarında, hormon ilaçlarında ve bazı kanser ilaçlarında sıkıntı olduğunu söylüyor.

%25’lik zammın ardından piyasada bulunan ilaç sayısında belirli bir artış yaşanmasına rağmen, hala ilaç yokluğuna dair sorunların devam ettiği belirtiliyor.

Zonguldak’ta Eczacı Elif Topal, kentte üç ilaç deposu olduğunu söyleyerek, “Her 10 ilaçtan 2-3’ü piyasada yok. Hala depolardan taneyle ilaç alıyoruz” diyor:

"Eksik ilaçlar için sürekli depolarla görüşüyoruz. Hastalar hala ilaç bulmak için eczane eczane dolaşıyorlar. Özellikle ithal ilaçlarda sorun yaşıyoruz. Depolar da ilaçları eczanelere nasıl paylaştıracaklarını şaşırıyor.

"Bu durum hastalarla aramızda gerginliklere sebep oluyor, insanlar pimi çekilmiş bomba gibi. Çok kızgın, çok mutsuzlar. Zaten hastanelerde en erken 1,5-2 ay sonrasına randevu bulabiliyorlar. En son eczaneye geldiklerinde, hemen ilacı alıp gitmek istiyorlar.”

İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Pınar Özcan da “Şu an hala pek çok ilaçta tedarik sıkıntımız devam ediyor. Piyasada olmayan çok fazla ilacımız var” diyor:

“Firma düşük kur seviyesinden devlete sattığı ilacın maliyetini karşılayamazsa, ilacı piyasaya vermeyi azaltıyor ya da kesiyor. Biz de vatandaşa hizmet vermekte zorlanıyoruz.”

İlaç yokluğunun sebebi ne?

Sağlık Bakanlığı her yıl ilaçları fiyatlandırırken sabit bir euro kuru belirliyor ve ilaçların fiyatı, bu sabit kur üzerinden hesaplanıyor.

Geçen yıl ilaç fiyatlarındaki sabit Euro kuru 4,57 TL olarak belirlendiğinde reel Euro kuru 14,85 TL idi.Bu yıl zamlarla birlikte ilaçta Euro kuru 7,86’ya yükseltildi ancak reel kur 18,34 seviyesinde olduğu için, aradaki fark hala kapanmadı.

BBC Türkçe’ye konuşan eczacılar, ilaç fiyatlandırmasında belirlenen sabit kur ve gerçek kur arasındaki makas açıldıkça, piyasada bulunmayan ilaç sayısının da giderek arttığını söylüyor.

Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED) Başkanı Kazım Aykanat, “İlaç kurunun reel kurdan bu kadar ayrışık olması ilaç tedarikini zorluyor, zorlamaya devam edecek” görüşünü savunuyor:

"Bu fiyatlama modeli devam ederse ithalat ve ilaç tedariki her zaman sorun olacak. Türkiye artık yeni moleküllerin daha az geldiği, eski moleküllerin de ruhsatlarını kaybetmeme adına ürün gönderdiği bir yer.”

"Yurt dışında 100 Euro olan bir ürün burada 15-20 Euro seviyesindeyse, siz tüm dünyaya ilaç veren bir firma olarak, ilacı en son Türkiye’ye gönderirsiniz.”

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD), Nisan ayında Türkiye’nin Avrupa’da onay almış yeni ilaçların yüzde 79’una erişemediğini belirtip fiyat politikasını yeniden düzenlemeye çağırmıştı.

Aykanat, bu yıl bir istisna ile ilaç fiyatlarının yılda iki kez zam alma sebebini şöyle değerlendiriyor:

“Yerli bir firmalar bile olsa ham maddesini yurtdışından ithalat kaynaklı aldığı için, Euro dengesizliğinden dolayı maalesef zorlandı.

"Piyasadaki ilaç yokları 1000’lere çıkmaya başlamıştı, ithal ürünlerin hemen hemen hiçbiri gelmemeye başladı. Bu sebeple Sağlık Bakanlığı ara bir zam verdi ama Türkiye’deki enflasyonla birlikte zaten bu maliyetlerin karşılanabilir bir yanı kalmadı.

"Yüzde 25’ten dolayı gelen bazı ürünler var ama kur yükseldiği sürece daha fazla ilaç yokluğu yaşamaya devam edeceğiz. Şu an çözümlenmiş bir şey yok. O yüzden ilaç yokları hala devam ediyor.”